27 Nisan 2009 Pazartesi










birinci perdenin sonu. eğlendiniz mi?

9 yorum:

torkunc dedi ki...

Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı

Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı
İstanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların
dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik

Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.

lusin dedi ki...

aman dur, ne yaptın torkunç, çok seksi olmuş bu. cık, cık, cık.

lusin dedi ki...

ee... bak gidiyorum diyorum, anlamazlıktan geliyorlar. eğer sesiniz çıkmazsa hiç gelmem ona göre. hey! aman bayan lusin, peki git özlet kendini ama geri gel, filan demek yok mu?... çok eğlendik filan...

yok!:(

torkunc dedi ki...

:| (çapkın erkek bakışı) :))

eh o zaman bu da ahmet telli'den:

Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider
Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında
Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki
Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar
Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı
Üşür müydük nar çiçekleri ürpeririken

Gidersen kim sular fesleğenleri
Kuşlar nereye sığınır akşam olunca

Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu
Sustuğun yerde birşeyler kırılıyor
Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun
Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına
Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor
Bir de seni ekliyorum susuşlarıma

Selamsız saygısız yürüyelim sokakları
Belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar
Geriye mapushaneler kalır, paslı soğuklar
Adını bilmediğimiz doslar kalır yalnız
Yüreğimize alırız onları, ısıtırız
Gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam

Gidersen kar yağar avuçlarıma
Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar

Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında
Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler
Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde
Menekşeler nergisler yerine kuş ölüleri
Bir su sesi bir fesleğen kokusu şimdi uzak
Yangınları anımsatıyor genç ölülere artık

Bulvar kahvelerinde arabesk bir duman
Sis ve intihar çöküyor bütün birahanelere
Bu kentin künyesi bellidir artık ve susuşun
İsyan olur milyon kere, hiç bilmez miyim
Sokul yanıma sen, ellerin sımsıcak kalsın
Devriyeler basıyor karartılmış evleri yine

Gidersen yıkılır bu kent kuşlar da ölür
Bir tufan olurum sustuğun her yerde

* * *

gitme lusin, gideceksen eğer, tek bir şartım var:

biri sana sorarsa
beni sana sorarsa
gitti der misin
gittiğimi söyler misin
ben gidiyorum sana
benimle gider misin?

:)

lusin dedi ki...

:P
yani torkunç, gide gide bana gideceksek, gitmiyorum! sana da tavsiye etmem hiç. yahu benim derdim kendimden son hız ve olabildiğince uzaklaşmak. kendimi bi saniye daha çekemem!

ama siz burada çekeceksiniz! beeelkiiii.

neolitik hanım dedi ki...

yaa neden ama neden? ne güzel oynuyorduk? gerci bi yandan da yorulmuş olabilirsin, o caanım bilmeleceri hazırlamak zor iş. şöyle bi soluklanıp geri gelsen, ikinci perdeyi süper bir bilmeceyle açsan, olmaz mı lusincik?

erhaNBey dedi ki...

nereye böyle birden gitmek? ki daha tam gelmemişken bile?

lusin dedi ki...

hımmm... neo pek yorulmadım aslında. dahası çok ama eğlendim. ama merak ettim işte burada eğlenen sadece ben miyim,diye:)madem öyle ikinci perdeyi en kısa sürede açarım. süper mi olur bilmece, emin değilim ama.

lusin dedi ki...

erhanbey,
ee... gelmiyorsunuz, n'apayım!? eh, madem böyle yazarım ben de.

* herkese şımarıklık yapabiliyorum da söz konusu siz olunca utandım biraz şımarıklığı sürdürmeye. siz en öğretmen halinizle bana, "lusin, sırana geç, bakiim!" deseniz derhal ve özür dileyerek yazmaya başlarım:)